Braketler takıldıktan sonra beslenmede iki hedef vardır: dişlerin hareket ederken oluşan hassasiyeti azaltmak ve braket bağlantısını korumak. İlk günlerde yumuşak besinlere geçmek hassasiyeti yönetir. Sonraki aylarda ise sert, yapışkan ve…
Braketler takıldıktan sonra beslenmede iki hedef vardır: dişlerin hareket ederken oluşan hassasiyeti azaltmak ve braket bağlantısını korumak. İlk günlerde yumuşak besinlere geçmek hassasiyeti yönetir. Sonraki aylarda ise sert, yapışkan ve sürekli şekerli gıdaların düzeni belirlenir. Bu iki adım doğru kurulduğunda kopan braket sayısı azalır ve tedavi takvimi kaymaz.
Tel takıldıktan sonraki üç ila beş gün en hassas dönemdir. Dişlerin çevresindeki dokular kuvvete uyum sağlarken çiğnemede zorlanma olur. Bu dönemde çorba, yoğurt, yumuşak pilav, iyi pişmiş sebze, omlet, muz ve pürüzsüz kıvamlı besinler işi kolaylaştırır. Çok sıcak yiyecekler yerine ılık seçenekler tercih edilir. Soğuk su ile gargara ve serin içecekler de rahatlama sağlayabilir.
Hassasiyet genellikle ilk haftadan sonra azalır. Ağrı sürüyorsa ya da tek noktada keskinleşiyorsa kliniğe haber vermek gerekir; bu tablo çoğu zaman batan bir tel ucuyla ilgilidir. Alışma dönemini ayrıntılı okumak isteyenler, ortodonti uzmanı Uzm. Dr. Çağrı Şibal’ın diş teli tedavisi sayfasında diş teli sonrası beslenme önerileri ile tedavi akışını bir arada bulabilir.
Braket, dişe yapıştırıcıyla tutunur. Bu bağlantıyı bozan şey genellikle ani ve noktasal kuvvettir. Yumuşak bir gıdayı uzun süre çiğnemek sorun çıkarmazken sert bir kabuğu ön dişlerle tek hamlede ısırmak braketi yerinden edebilir. Aşağıdaki tablo risk gruplarını ve pratik alternatiflerini gösteriyor.
| Gıda grubu | Oluşturduğu risk | Pratik alternatif |
|---|---|---|
| Fındık, badem, leblebi | Braket kopması ve tel eğilmesi | Öğütülmüş veya ezilmiş kullanım |
| Lokum, karamel, sakız | Brakete yapışma ve bağlantının çözülmesi | Yapışkan olmayan tatlı seçimi |
| Bütün elma, havuç, mısır koçanı | Ön dişlerle ısırmada aşırı yük | Küçük parçalara bölüp azılarla çiğneme |
| Sert ekmek kabuğu, kraker, buz | Ani kuvvetle braket düşmesi | Ekmek içi ve yumuşak dokulu ürünler |
| Şekerli ve asitli içecekler | Mine çevresinde çürük başlangıcı | Su ve şekersiz içecekler |
Hayır. Yasak olan çoğunlukla besinin kendisi değil, ısırma biçimidir. Elma bütün halde ön dişlerle ısırıldığında braket üzerine doğrudan kuvvet biner. Aynı elma dilimlenip azı dişleriyle çiğnendiğinde risk büyük ölçüde düşer. Etli yemeklerde de kemikten sıyırma yerine küçük parçalar halinde servis mantığı işe yarar.
Lifli sebzeler beslenmeden çıkarılmamalıdır. Uzun süre yalnız yumuşak ve işlenmiş gıdayla beslenmek başka bir sorun doğurur. Buharda pişirme ve rendeleme, lif alımını sürdürürken telin güvenliğini korur. Etli yemeklerde kemikten sıyırmak yerine önceden ayrılmış lokmalar tercih edilir.
Braketlerin çevresi fırçanın en zor ulaştığı alandır. Şeker sık aralıklarla alındığında ağız ortamı uzun süre asidik kalır ve mine yüzeyi mineral kaybeder. Bunun görünür sonucu, teller çıktıktan sonra fark edilen beyaz lekelerdir. Bu lekeler tedavi bitse de kendiliğinden kaybolmaz.
Riski azaltmanın yolu şekeri tamamen yasaklamak değil, sıklığı düşürmektir. Şekerli içecek gün boyunca yudumlanmak yerine öğünle sınırlanır, ardından su içilir. Florürlü diş macunu ve ara yüz fırçası bu düzenin tamamlayıcısıdır. Ortodontistin uygun gördüğü durumlarda florürlü gargara da bu korumaya eklenir.
Braketlerde kullanılan şeffaf ve açık renkli lastikler, boyayıcı gıdalardan etkilenir. Köri, salça, kırmızı pancar, koyu çay, kahve ve kırmızı şarap bu grubun başında gelir. Renklenme dişte değil lastik halkalarda olur ve kontrol randevusunda lastikler yenilendiğinde ortadan kalkar.
Sigara ise ayrı bir başlıktır. Hem lastiklerde hem de temizlenemeyen yüzeylerde kalıcı renk bırakır, diş eti sağlığını da olumsuz etkiler. Boyayıcı içecekleri sevenler için pratik çözüm, tüketimin ardından ağzı suyla çalkalamaktır.
Beslenme kurallarını akılda tutmanın en kolay yolu, günü sabit bir sıraya bağlamaktır:
Bu sıralama tedavi boyunca değişmez. Zorlayıcı görünen tek madde genellikle atıştırma sıklığıdır, çünkü alışkanlık haline gelmiş bir davranıştır.
Yapıştırıcı klinikte sertleştirildiği için beklemeye gerek yoktur. Ancak dişler hassas olacağından ilk öğünde yumuşak besin seçmek daha rahat bir başlangıç sağlar.
Klasik sakız braketlere yapışır ve teli çekerek yerinden oynatabilir. Şekersiz sakız bile bu mekanik riski taşır, bu yüzden sabit tel kullanılan dönemde önerilmez.
Kopan braket yerinde durmuyorsa ısırma yükünü o bölgeye bindirmemek gerekir. Klinik randevusuna kadar yumuşak besinlere dönmek ve sert gıdadan uzak durmak en güvenli yoldur.
Kalıcı renklenme genellikle lastiklerde görülür ve değişimle çözülür. Diş yüzeyinde kalan yüzeysel renklenmeler ise tedavi sonrası temizlikle giderilebilir.
Uymaları gerekmez, çünkü plaklar yemek öncesinde çıkarılır. Buna karşılık plaklar takılıyken sudan başka bir şey içilmemesi ve her öğünden sonra dişlerin fırçalanması istenir.
Türkiye ve dünya gündemine dair en güncel gelişmeleri, son dakika haberlerini ve derinlemesine analizleri SessizGündem farkıyla takip edin. Siyasetten ekonomiye, teknolojiden kültür-sanata kadar geniş bir yelpazede, gürültüden uzak ve sadece gerçeğe odaklanan habercilik anlayışıyla yanınızdayız.
Yorum Yap