İletişim Başkanı Duran, Türkiye’nin dijital dünyada algoritmaların vesayetine girmeyeceğini belirterek dezenformasyonla mücadelede gençlerin rolüne vurgu yaptı.
İletişim Başkanı Fahrettin Duran, Türkiye’nin dijital dünyada algoritmaların yönlendirmesine izin vermeyeceğini ve kendi veri üretimini güçlendireceğini açıkladı. İletişim Başkanlığı’nda Dezenformasyonla Mücadele Kulübü üyesi öğrencilerin katıldığı bir programda konuşan Duran, yapay zeka destekli dezenformasyonun artan tehlikelerine dikkat çekti. Büyük teknoloji şirketlerinin oluşturduğu “dijital vesayet” kavramına vurgu yaparak, bu duruma karşı dirençli olunması gerektiğini belirtti.
Başkan Duran, yalana karşı hakikat mücadelesinin tarihsel bir boyutu olduğunu ancak günümüzde dezenformasyonun yapay zeka destekli görseller ve bilgilerle bambaşka bir boyuta ulaştığını ifade etti. 1991 Körfez Savaşı’ndaki gerçek dışı görüntüleri hatırlatan Duran, günümüzdeki dezenformasyonun toplumun, devletin ve bireyin algısını etkileyen “büyük şirketlerin dijital vesayeti” olduğunu söyledi.
Duran, sosyal medya platformlarının başlangıçta özgürlük alanı olarak sunulmasına rağmen, zamanla ülkelerin seçimlerine müdahale edebilen operasyonel araçlara dönüştüğünü belirtti. Büyük teknoloji şirketlerinin yayımladıkları manifestolarla dünyanın geleceğini şekillendirme arayışında olduklarını kaydeden Duran, bu durumun nefret, radikalleşme ve toplumsal kutuplaşma gibi riskler taşıdığını aktardı.
Veri sahibi şirketlerin “masum olmayan hesaplar” içinde olabileceği uyarısında bulunan Duran, şeffaflık, hesap verilebilirlik ve etik sorumluluk gibi konulara odaklanılması gerektiğini vurguladı. Algoritmaların tarafsız olmadığını ve sosyal medyada gerçekleştirilen yönlendirmelerin farkında olunması gerektiğini sözlerine ekledi.
Duran, dijital okuryazarlığın artık sadece bir teknoloji meselesi olmadığını, bilgiyi doğrulama, kaynağı sorgulama, algoritmik yönlendirmeyi fark etme ve psikolojik manipülasyonla mücadele etme gibi unsurları içerdiğini dile getirdi. Gençlerin bu konudaki yeteneklerini geliştirmesi gerektiğini belirterek, aksi halde yapay zeka destekli sahte içeriklerin etkisinde kalınabileceği riskine işaret etti.
Pandemi ve Gezi Parkı olayları gibi dönemlerde bilinçli dezenformasyon yayıldığını hatırlatan İletişim Başkanı, Palantir Technologies gibi şirketlerin “jeopolitik üstünlük” arayışlarının dijital dünyadaki mücadelenin boyutunu gösterdiğini ifade etti. Türkiye’nin bu mücadelede kendi verisini üreteceğini, analizlerini yapacağını ve kendi değerleri üzerinden dijital alana içerik sunacağını vurguladı.
İletişim Başkanlığı’nın dezenformasyonla mücadeledeki aktif rolüne değinen Duran, 6 Şubat depremleri ve İsrail’in Gazze’deki eylemleri sırasında Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin doğru bilgi sunduğunu aktardı. Başkanlık olarak yapay zekayı kullanarak dezenformasyonları tespit ettiklerini ve 74 şehirdeki üniversitelerde kurulan 102 dezenformasyonla mücadele kulübünü desteklediklerini belirtti.
Türkiye ve dünya gündemine dair en güncel gelişmeleri, son dakika haberlerini ve derinlemesine analizleri SessizGündem farkıyla takip edin. Siyasetten ekonomiye, teknolojiden kültür-sanata kadar geniş bir yelpazede, gürültüden uzak ve sadece gerçeğe odaklanan habercilik anlayışıyla yanınızdayız.
Yorum Yap