Orta Doğu’daki gerilimler ve Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar nedeniyle küresel LNG piyasası büyük bir şok yaşıyor. Haftalık 1,5 milyon ton gaz piyasaya ulaşamıyor.
Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat aksamaları, küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) piyasasını derinden etkiledi. Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi büyük üreticilerdeki üretim durmaları nedeniyle, küresel LNG piyasası haftalık 1,5 milyon ton gaz kaybı yaşıyor. Bu durum, tedarik ve fiyatlar üzerinde artan bir baskı oluşturuyor.
İskoçya merkezli araştırma şirketi Wood Mackenzie’nin verilerine göre, krizin başlangıcından bu yana her hafta yaklaşık 1,5 milyon ton LNG küresel pazarlara ulaşamadı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile İran’ın misillemeleri, bölgedeki gerilimi tırmandırdı ve Hürmüz Boğazı’nda sevkiyatları durma noktasına getirdi.
Çatışmaların ilk haftasında Katar’daki yıllık 80 milyon ton kapasiteli Ras Laffan tesisi ile BAE’nin 4,6 milyon ton kapasiteli Das Island tesislerinde üretim durdu. Dünyanın en büyük LNG tedarikçilerinden Katar Enerji, 4 Mart’taki saldırılar sonrası “mücbir sebep” ilan ederek üretime ara verdi.
Savaşın 19 günü geride kalırken, özellikle Katar ve BAE’den Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatların durmasıyla toplam 4 milyon ton LNG piyasaya verilemedi. Çatışmaların ne zaman biteceğine dair belirsizlik, küresel LNG akışı ve tedarik süreçlerinde öngörülemezliği artırıyor.
Katar’ın üretim hacmi küresel LNG piyasasının yaklaşık yüzde 20’sini oluşturuyor. Savaşın uzaması, tedarik ve fiyat mekanizmalarındaki baskıyı daha da artırıyor. Bu aksamalar, Avrupa ve Asya gaz piyasalarında fiyatların yükselmesine neden oldu.
Avrupa doğal gaz piyasasının önemli noktalarından Hollanda merkezli TTF’de nisan vadeli gaz kontratları, 27 Şubat’ta megavatsaat başına 31 avroyken, savaşın ikinci haftasında 56,4 avroya yükseldi. Kontratlar bugün itibarıyla 52 avro seviyelerinde işlem görüyor.
ICIS Küresel Gaz ve LNG Baş Analisti Alex Siow, Katar ve BAE’nin toplam üretim kapasitesinin yaklaşık 85 milyon ton olduğunu belirtti. Siow, her iki ülkenin de şu anda devre dışı kalmasının piyasayı ciddi şekilde etkilediğini vurguladı.
Siow, LNG açısından Japonya ve Güney Kore’nin kaybedilen kontratlı kargoların yerine spot LNG alımı yapmasını beklediklerini ifade etti. Çin ve Hindistan’ın ise LNG’de talep azaltmaya gidebileceğini söyledi. Güney Kore’nin yeni nükleer santralinin yılın ikinci yarısında devreye gireceğini ekledi.
Hindistan ve Çin’in LNG ihtiyaçlarını azaltabileceklerini belirten Siow, bu duruma “talep yıkımı” adını verdi. Daha önce 2022 gaz krizi sırasında da benzer bir durum yaşandığını hatırlattı. Bu ülkeler, yakıt değişimi ve sanayi kapanmalarıyla talebi azaltma potansiyeline sahip.
Avrupa’nın yıllık gaz talebinde Katar’ın payının düşük olduğuna dikkat çeken Siow, Avrupa’nın ABD LNG’si satın alarak bunu kolayca ikame edebileceğini söyledi. Avrupa’nın premium bir pazar olması nedeniyle diğer bölgelere göre daha yüksek teklif verebileceğini belirtti. Siow, Avrupa’nın nisan civarında LNG alımına başlayarak depolarını doldurmasını beklediğini ifade etti.
Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri Örgütü (OAPEC) Küresel Gaz Piyasaları Uzmanı Wael Hamed Abdel Moati, Hürmüz Boğazı’ndaki krizi 2022 Rusya-Ukrayna Savaşı ile başlayan gaz kriziyle karşılaştırdı. Moati, Hürmüz Boğazı krizinin 2022 krizine göre daha geniş küresel etkilere sahip olduğunu söyledi.
Moati, Rusya-Ukrayna Savaşı ile başlayan süreçte LNG üreticisi ülkelerin piyasadaki etkisinin arttığını vurguladı. Bu krizin, kısa ve orta vadede ABD’nin üretim kapasitesini artırması konusunda güçlü bir kaldıraç etkisi yarattığını belirtti.
Türkiye ve dünya gündemine dair en güncel gelişmeleri, son dakika haberlerini ve derinlemesine analizleri SessizGündem farkıyla takip edin. Siyasetten ekonomiye, teknolojiden kültür-sanata kadar geniş bir yelpazede, gürültüden uzak ve sadece gerçeğe odaklanan habercilik anlayışıyla yanınızdayız.
Yorum Yap